Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’in 18 Mart Mesajı

17.03.2026 - Salı 11:23

18 Mart… Sadece bir tarih değil; bir milletin kaderini değiştiren gün, bir milletin yüreğine kazınmış destanın adıdır.

Çanakkale Savaşı yalnızca bir cephe savaşı değildir; bir milletin “vatan” dediği toprak için neleri göze alabileceğinin en somut kanıtıdır. İmkânsızlıklar içinde vatanını savunan bir milletin; inancı, cesareti ve fedakârlığıyla dünyanın en güçlü ordularına karşı gözünü bile kırpmadan canını ortaya koyan Türk ordusuyla yazdığı eşsiz bir kahramanlık destanıdır Çanakkale.

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Çanakkale’yi geçilmez kılan tüm kahramanlarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet, sevgi ve saygıyla anıyorum.

1915’te dünyanın en güçlü donanmalarına ve ordularına sahip devletler Osmanlı’yı yenmek için Çanakkale’ye gelmiş, ancak yokluk içindeki bir millet; dünyada eşine az rastlanır bir inanç ve kararlılıkla bu saldırıyı durdurmuştur. Özgürlük ve bağımsızlık uğruna topyekûn direnen Türk Milleti, destan yazdığı Çanakkale’yi geçilmez kılmıştır.

Çanakkale Savaşı yalnızca Türk tarihinde değil, belki de dünya tarihinde en unutulmaz kahramanlıkların yazıldığı savaşlardan biridir. Anafartalar’da 19. Tümen Komutanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.” sözü; sadece askeri bir emir değil, ardında çok daha derin anlamlar taşıyan bir mesajdır. Bu söz, Türk ordusunun ölüme rağmen direniş ruhunu simgeler; fedakârlığın, vatan sevgisinin ve kararlılığın en güçlü ifadesidir.

Çanakkale’de yaşananlar yalnızca askeri bir zafer değil; milli bir direnişin, bir milletin yeniden doğuşunun simgesidir. Cephede yaşanan pek çok olay aklın ve mantığın ötesinde bir inançla gerçekleşmiş, Türk Milleti’nin bağımsızlık için verdiği mücadelenin büyüklüğünü tüm dünyaya göstermiştir. İnsanüstü bir çabayla 276 kiloluk top mermisini sırtlayan Seyit Onbaşı, Nusret Mayın Gemisi ile döşediği mayınlarla düşmanı durduran Hakkı Bey ve mürettebatı, neredeyse tamamı şehit olan 57. Alay’ın genç kahramanları… Her biri, vatan uğruna canını ortaya koyan birer destandır.

Bu destanda toprağa düşen binlerce yiğidin yanında, cephe gerisinde mermi taşıyan, yaralıları saran, evladını askere uğurlayan Türk kadınının da sessiz ama en büyük kahramanlığı vardır. Cesaretle ordusunun yanında duran, gözyaşını içine akıtan kadınlar bu zaferin görünmeyen kahramanlarıdır.

Çanakkale’de verilen mücadele tüm dünyada saygıyla anılır. Mustafa Kemal Atatürk’ün savaşın ardından söylediği “Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız…” sözleri ise insanlığa verilen en anlamlı barış mesajlarından biridir. Ancak Çanakkale’yi geçilmez kılan bu destanın bedeli ağır olmuştur. Tarihin en kanlı cephelerinden biri olarak kabul edilen Çanakkale’de yüz binlerce vatan evladı hayatını kaybetmiş, bir nesil vatan uğruna toprağa düşmüştür. Fakat o fedakârlık sayesinde bir millet esaret yerine bağımsızlığı seçmiş ve tarihini yeniden yazmıştır.

Yüzyıllar boyunca savaşlar çoğu zaman kazananı olmayan büyük acılar bırakmıştır. Dün Çanakkale’de gençler toprağa düşerken, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yine anneler ağlamakta, şehirler yıkılmakta ve insanlık bedel ödemektedir. Bu yüzden 18 Mart yalnızca bir zafer günü değil; aynı zamanda barışın değerini hatırlama günüdür. Bir millet vatanı için her şeyi göze alabilir ancak insanlık için en büyük zafer, savaşların değil barışın kazandığı gündür.

Bu duygu ve düşüncelerle, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde başta Çanakkale’yi geçilmez kılarak Cumhuriyet’e giden yolu aydınlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı bir kez daha sevgi, saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

YORUM YAZ